BIOSHOCK 2 incelemesi
the_greywolf tarafından yazıldı.    Salı, 23 Şubat 2010 14:03    PDF Yazdır e-Posta
( 2 - Kullanıcı oylaması )

Ütopya ve distopya, birbirine zıt iki kavram. Dilimizde ütopya olumsuz da algılanabiliyor gerçi ama tam anlamıyla olumlu bir gelecek çizmek için kullanılan kavramdır aslında. Distopya ise tam tersine kabuslar ve yıkım demektir. Biraz melankoli, biraz postmodernizm içerir ama bolca kabus ve yıkımla vahşete gebedir.


Yıl 2007, bir oyun yayım yılında klasik oldu ve bir sene sonra PS3'lerimize misafir oldu. Hayran kaldık, önümüzü ilikledik ve daha pozitif düşünmeye başladık. Oyunların sadece oyun olmadığını öğrendik ya da bir kez daha anımsadık. Algılarımıza inen bir balyoz oldu Bioshock. İnsanın emeği kendine ait olsa ne olurdu sorusunun bir cevabıydı oyun. Ne kapitalizm, ne sosyalizm ne de dini sistemlerin etkisi dışında bir toplum yaratsak, insanlık ne kadar gelişir ve sonuç ne olurdu. okyanusun dibinde bir medeniyet, sanki Atlantis gibi umut vaad etmekte lakin Thomas Hobbes'un da dediği gibi "insan insanın kurdudur" gerçeği sınırlanmamış insanarın yapabildiklerinin özetiydi. İnsan doğasının aç gözlülüğü Rapture medeniyetinin yıkımı olmuştu. Yıkılan bu medeniyette bazı entrikalar arasında geçen ilk oyun bizleri kendisine tutsak etmişti adeta. 

Klostrofobik bir ortam, bilimkurgu öğeleri eşliğinde bir özgür toplum projesi vaadleri uçuşan ama yıkık bir yapı, insan oğlunun şimdiye kadar okuduğu ya da izlediği distopya kurgularından daha etkileyici bir distopyanın baş aktörüydük. Melankolik travmalarla kurtuluşa emekleyerek ulaşmaya çalışmıştık adeta. İlk oyunun ardından ikinci oyun duyurulmuştu, bizler de hevesle beklemeye başlamıştık. Sayılı zaman çabuk geçti nitekim ve karşınızda Bioshock 2.


Bioshock 2'yi incelemek için iki farklı bakış açısıyla yaklaşmak lazım oyuna; ilk oyundan bağımsız olarak ele almak veya ilk oyuna bağlı "neler katmışlar" olarak ele almak. Gerçekten çok önemli bu fark tatmin olmanızdan oyuna layık göreceğiniz puana ve değere kadar bir çok şeyi etkileyecektir. Bu paragraftan anladığınız üzere bir terslik var işin içinde ama endişeye mahal yok, oyun her halükarda iyi. Bu müjdeyi verdikten sonra kaygımın gerekçesini de şöyle anlatayım; ben mükemmeli bekliyordum ilk oyundan sonra ama bana çok iyiyi sundular. İlk oyun da çok iyiydi.


Oyunun senaryosundan bahsedelim önce, ilk oyundan 2 sene öncesine giden bir açılış videosuyla karşılaşıyoruz. İlk oyundan aklımıza kazınan 1959 yılbaşı kutlamalarının olduğu salondan bir Big Daddy'nin küçük bir kızla kovalamaca oynadığını görürüyoruz. Sonrasında önümüze diklen psikiyatr Elenor Lamb Big Daddy'ye "kafana sık" emriyle intihar ettirtiyor. Küçük kızı sıkıca kollarına almış ve bu benim kızım" demeyi de ihmal etmiyor." Rapture için öngörülenlere mukabil kendi fikirleri var E. Lamb'ın, Rapture'un kurucu aklı A.Rayn'la iç çatışmada karşı kutup. İşte bu olaydan 10 sene, ilk oyundan 8 sene sonrasında geçiyor. Kendisini aldığı emirle öldüren Big Daddymiz ilginç bir şekilde (sonlara doğru nasıl olduğunu öğreniyoruz) canlanıyor ve yönetimi bize geçiyor, başlıyoruz Rapture'un tarihini keşfetmeye. Kulaklarımız o gün bizden koparılan küçük kızın sesiyle çınlıyor; "Baba, baba, beni kurtarmalısın; beni annemden kurtarmalısın."

Hikaye hakkında genel bir yorum yaparsak ilk oyunu oynayanları tatmin etmeyebilir, baştan sona süren mesaj kaygısı ve ilk oyuna nispeten kötü bir final bekliyor oynayanları ama yine de genel bütün içinde anlamlı, mantıklı ve idare edeilecek bir final var. Bu noktada ilginç bir şey tavsiye edeceğim ilk oyunu oynamamış olanları da yakalayacağımı düşünüyorum. İkinci oyunu ilk oyundan önce oynamak ya da ilk oyunu oynadıysanız 2.den sonra tekrar oynamak bütünleyici bir etki yaratacak ve Bioshock hazzını tavan yaptıracaktır.


Oynanışa gelirsek ilk oyunla hemen hemen aynı konfigurasyona sahip oyunumuz. İlk oyunda direkt plasmid yenileyebiliyorduk, bu sefer bu imknımız yok önce plasmid seçim ara ekranına alıp oradan plasmid yenileyebiliyoruz (L1e basılı tutup kareye basmak suretiyle), bu yenilik oyundaki aksiyonu kırpmış biraz. Big Daddy olduğumuz için yeni silahlar ve kullanım şekilleri bizleri bekliyor; bunlardan ilki Big Daddy'nin matkabı ve diğeri de çivi atan silahı ve elbette düşmana matkapla uçarak dalma hareketini yapabiliyoruz. İlk oyundaki gibi silahların değişik tipte mermileri mevcut. Makine hackleme şekli de değiştirilmiş, "pipegame puzzle'ların" yerine gerçek zamanlı tuşlamalar almış durumda ve hack işlemleri aksiyon halinde yapılıyor, oyun donmuyor ki bu da aksiyonu hareketlendirmiş. Ayrıca uzaktan hack işlemi için bir araç geliştirilmiş ve silahlarımız arasındaki yerini almış durumda mermi mahiyetinde fırlattığı araçlar (minik oklar) mevcut, bunlardan biri otomatik hack işlemi görüyor bir diğeri normal hack işlemini sadece uzaktan yapmanıza olanak tanıyor. Özellikle kameralara gözükmeden yapacağımız hack işlemleri, kapısı açılmayan mekanların kırık camlarından doğru hackleme imkanı gelmiş oluyor oyuna. Plasmid ve silahlarımızı neredeyse aynı anda kullanabiliyor olmamız da akıcılık ve aksiyon adına önemli değişiklikler.


Bu kadar anlattık silahları ve yeni değişiklikleri ama bir gariplik var; ilk Big Daddy prototipi olduğumuz için mi, yoksa gene susamış siplicerlardan Sofia Lamb'ın bir aile yaratmasından mıdır bilmiyorum ama oyunun özellikle başlarında siplicerların elinden ölmekten zor kurtuluyoruz desek yeridir.

Oynanışı anlamlandıran bir yenilik de yeni ADAM toplama yöntemi. Bu sayede Little Sisterları kurtarmanız ya da öldürmeniz çok daha anlamlı bir seçenek anına dönüşüyor ilk oyuna nazaran. Rapturedaki diğer herkes gibi Little Sisterlardan faydalanıyoruz artık bu işi yaparken, öyle ki onları Big Daddylerden almak için bir savaş veriyoruz ve onlar bizi ADAM'a ulaştırıp gen toplamaya başladıklarında da çetin savunmalar veriyoruz küçük kızcağızları gene susamış splicerlardan korumak için. Her Little Sisterın 2 ADAM kapasitesi var, ADAM için size yol da gösteriyorlar kare tuşuna basılı tuttuğunuzda, onu omzunuza alıp gösterdiği yönde ilerlemeniz yeterli. 2 cesetten ADAM topladıktan sonra onları Vent (hava geçiş yolları) bulup göndermeniz gerekiyor.


Oyunun sonlarında ise ufak bir sürpriz bekliyor bizleri, ne olduğunu söylemeyeceğim tabi ki ama bir ipucu verebilirim, bundan sonraki satır spoiler içeriyor da olabilir ki bir sonraki paragrafa atlamak elinizde ama hala okumaya devam ediyorsanız; 5-10dk da olsa yöneteceğimiz çok şirin bir karakterimiz var ki dünya onların gözünde cennet gibi, Rapture bile cennet gibi.


Sesler ve atmosfere değinelim biraz da. Obje ve karakter seslendirmeleri, silah efektleri çok başarılı ama çevreyle etkileşimlerde bazen abartılı oranda ses çıkması rahatsız edici. Bir adım mı attınız bir basamak aşağıya sanki göçertecekmiş gibi bir gümbürtü duyuyorsunuz bazen. Ama ses akustiği için başarılı diyemeyeceğim, 5.1 ses sistemim olmasına rağmen sesler ne kadar rahat algılanıyor ve ayrıca yalın ve temiz olsa da sorround değil de sterio olmuş zira bir Big Daddy'yi sesinden takip edip bulana kadar nevrim döndü bazı mekanlarda.

Oyunun müzikleri ise orkestral soundda özel olarak bestlenemiş parçalar. Kesinlikle sanatsal değeri yüksek. 50'ler ve 60'lar tadında, Rapture kokan sözlerle bezenmiş mükemmel müziklere sahip oyun. Special editionda verilen 45'lik plak emin olun birkaç sene sonra ve özellikle yıllar sonra klasik halini alacaktır, evimde pikap var ve becerebilirsem bu 45'liği edinmek için can atıyorum şu anda. Bir şekilde edinin sountrackini bu oyunun, pikap ve 45lik kısmı zevk işi ama en azından dijital kopyası nette satılmakta. Hele ki oyunun fanıysanız mutlaka edinin, dinleyin, dinleyin ve dinlenin.


Grafikler ise video oyunu sektörünün cilvesi benim için, en sevmediğim motorla oluşturulmuş ilk oyunun üzerine aynı motorla devam oyunu. İlk oyunun klastrofobik ortamı ve kusursuz senaryosu öylesine içine çekmiştiki grafiklerle uğraşmaya vaktim kalmamıştı ama bu sefer öyle olmadı. İlk oyuna göre su efektlerinin geliştirildiğini, ışık efektlerine el atıldığını görebiliyoruz ama neredeyse de aynı grafik diyebileceğimiz seviyede seyretmekte. Artık Unreal teknolojisini geliştirmek ya da farklı motorlar geliştirmek gerek. Riske girmeyip yamalarla güçlendirilen bu motordan medet umulması yemeğe su kaçırma vaziyetinee gidebilir bundan sonrasında.


Bir de online olayı var bu oyunda ki ilk oyunun eleştiri noktalarından birisiydi bu konu. O klostrofobik ortam, o hikaye, o enfes müzikler yetmemiş gibi neden online yok denmesi ne kadar anlamsızca bir hayıflanma gelmişti bana ve bu anlamsızlık konusunda Bioshock 2 nin online ortamında gayet haklı olduğumu gördüm.


Online için de bir hikaye oluşturmaya çalışmışlar ama olmamış, havada kalan abuk bir hikaye.Sinclair Solutions şirketinin silah ve plasmid geliştirmesi ve veri elde etmesi için uygulamalı saha araştırması yapıyoruz, bir nevi kobayız. Ürün testerı olarak birbirimizle savaşıyoruz ya da online modlar arsından seçtiğimiz çerçevesinde görevleri yerine getirmeye kastırıyoruz. Klasik death maç ya da team death maç seçeneklerinin yanında Little Sister kapmaca gibi Rapture'ın mantığına uygun modlar da eklenmiş. Oyunda lag yok lakin bağlanma sorunları çekiyorsunuz, oyuncu bulmak zor. Haritalar bana küçük geldi. Silah ve plasmid, kullanılabilir opsiyonların artması ise CoD daki rank sistemiyle aynı matıkla işliyor.

Bir de trophylerden bahsedeyim kısaca, sabırlı ve iyimser bir oyuncuysanız, baba yüreğiniz varsa senaryo bitiminde yüzde 60 lara varan bir trophy kazanma imkanınız var oyunda. Geriye senaryoyla ilgili ya 1-2 trophy daha kalır ya da hepsini alabilirsiniz senaryo dahilinde. %30 luk bir trophy oranını da online için ayırmışlar, online oyuncu bulunsa kolay kazanılabilecek trophler yine bunlar. Eğer trophy avcısıysanız ilk Bioshck oyununun trophy cimriliğinden eser yok bu oyunda, oldukça cömert diyebilriz.


Son söz olarak diyeceğim şudur ki bu oyuna ilk Bioshock'tan bağımsız bakarsak kesinlikle yüz üzerinden doksan civarı bir not alması gerektiğidir. Ama ilk oyundaki mükemmelliği olağan üstülüğe taşıyamamış bir oyun. Final boss olmaması ve hikayenin garip sonlanması da bir başka not kırma sebebi benim için. İlk Bioshock'u oynamadıkları için bu oyunu denememeyi düşünen arkadaşlara tavsiyem bu oyunu denemeleri ve ardından ilk oyunu oynamaları, ilk oyunu oynayan arkadaşlara da ikinci oyunun peşine ilk oyunu tekrar oynamalarını tekrar tavsiye ediyorum. 


Tamamlayıcı manada güzel bir hikaye olmuş ama sadece tamamlayıcı olarak. Keşke Bioshock 2 demeselermiş adına, 2 ibaresi olmasaymış da bir ek paket gibi, bir senaryo devam oyunu gibi lanse edilseymiş o zaman 1 > 2 demek zorunda kalmazdım. Ama her ne olursa olsun Bioshock bir bütündür ve oynanması gereken kült oyunlar listesine adını altın harflerle kazımıştır, ikinci oyun adını altın harflerle kazımamış olsa da ilk oyunun adının altına altınsı bir gölgeyle iştirak etmektedir.


Grafik: 80

Ses:80

Eğlence: 90

Genel: 82

Son Güncelleme ( Salı, 23 Şubat 2010 14:42 )
 

Yorumlar  

 
0 #5 the_greywolf 2010-02-23 20:52
okuyup yorum yazan herkese teşekkür ediyorum, fazla kafa ütülemeden yazdığım yalın ve güzel bir inceleme oldu, kafa ütülememi seven arkadaşlar için önümüzdeki incelemelere bakacağız :))
Alıntı
 
 
+1 #4 terminator_fb 2010-02-23 19:03
oyunu bitirdim cok güzel olmus
Alıntı
 
 
+1 #3 crazy_rb 2010-02-23 17:23
Eline sağlık Sait abi.
Alıntı
 
 
+1 #2 ferhanank47 2010-02-23 15:10
Tesekkurler abicim ellerine saglk
Alıntı
 
 
+1 #1 burhanmizrak 2010-02-23 14:43
ellerine sağlık Sait hoca :)
Güzel ve kaliteli bir inceleme...
Alıntı
 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile